ABD ve İran arasındaki gerilim, donanmaların karşı karşıya gelmesiyle tırmandı. Tarafların, 14 maddelik bir uzlaşı planı üzerinde müzakerelere başladığı bildirildi. Planın detayları ve olası İslamabad zirvesi merakla bekleniyor.
ABD ve İran arasındaki gerilim, karşılıklı restleşmeler ve diplomatik arayışlar yeni bir evreye girdi. İki ülkeye ait donanmaların bölgede karşı karşıya gelerek ateş açtığı olay, tansiyonun yüksekliğini gözler önüne serdi. Bu sıcak temasın ardından tarafların, 14 maddelik bir uzlaşı planı üzerinde müzakerelere başladığı bildirildi.
ABD Dışişleri Bakanlığı kaynakları, krizin aşılması için hazırlanan 14 maddelik yol haritası üzerinde yoğun diplomasi trafiği yürütüldüğünü belirtti. Telefon diplomasisiyle ilerleyen süreçte uzlaşı sağlanırsa, tarafların gelecek hafta Pakistan’ın başkenti İslamabad’da bir araya gelmesi planlanıyor.
Plan, 30 günlük bir müzakere sürecini kapsıyor. Bu süre zarfında ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukayı hafifletmesi, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki kısıtlamaları gevşetmesi ve İran’ın nükleer programı konusunda yeniden masaya oturması öngörülüyor.
Diplomatik kaynaklar, Tahran yönetiminin nükleer programı görüşmeye hazır olduğunu ancak belirli kırmızı çizgilerinden taviz vermediğini aktardı. İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarını elden çıkarmayı reddetmesi ve ABD’ye yönelik yaptırımların tamamen kaldırılması şartı, müzakerelerin en çetin geçecek başlıkları arasında yer alıyor.
Dünya petrol trafiğinin en kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı, hem ABD hem de İran için stratejik koz olarak değerlendiriliyor. Bölgedeki askeri hareketlilik sürerken, kısıtlamaların tamamen kaldırılması konusunda henüz net bir adım atılmaması, jeopolitik satranç tahtasında hamlelerin devam ettiğini gösteriyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Pekin’de yapacağı görüşme, İran meselesiyle ilişkilendiriliyor. Analistler, Trump’ın Çin karşısında elini güçlendirmek için Hürmüz Boğazı ve İran kartını kullanmak istediğini belirtiyor.
Çin’in enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran’dan tedarik etmesi, Pekin yönetimini de krizin paydaşı haline getiriyor. Trump’ın, İran ile uzlaşıya vararak Pekin’e bu stratejik avantajla gitmeyi hedeflediği kaydediliyor.
Washington’daki uzmanlar, yaşanan çatışmanın bir savaşa dönüşmediğini ancak ateşkesin pamuk ipliğine bağlı olduğunu vurguluyor. Gelecek hafta İslamabad’da başlaması muhtemel 30 günlük süreç, iki ülke arasındaki ilişkilerin yanı sıra küresel enerji piyasalarının ve bölgesel güvenliğin kaderini belirleyecek.
Banka başvurularından burs ve yardım başvurularına, iş fikirlerinden ekonomiye kadar geniş kapsamlı içerikler sunan platform.