Emtia piyasaları, ABD-İran gerilimi, enerji arzı riskleri ve makroekonomik verilerle dalgalandı. Trump ve Powell’ın açıklamaları piyasalarda etkili oldu.
Emtia piyasalarında tamamlanan haftada, ABD ile İran arasındaki gerilimin enerji arzı ve lojistik üzerindeki etkileri fiyatlamalarda belirleyici oldu. Orta Doğu’daki gelişmelerin enflasyon ve faiz beklentilerine yansıması, yatırımcıların odağında yer aldı.
Hafta başında, ABD Başkanı Donald Trump’ın gerilimi azaltmaya yönelik ilk açıklamaları ve ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell’ın temkinli para politikası sinyalleri piyasalarda geçici bir iyimserlik yarattı. Ancak hafta sonuna doğru Trump’ın söylemlerinin sertleşmesi, enerji fiyatları ve tahvil faizlerinde artışa neden olarak varlık fiyatları üzerinde baskı oluşturdu.
Analistler, jeopolitik gelişmelerin yanı sıra küresel enflasyon ve faiz beklentilerini etkileyen makroekonomik verilerin de piyasalardaki dalgalanmada rol oynadığını belirtti. Gelecek hafta yatırımcıların ABD enflasyon ve büyüme verileri ile Fed’in son toplantı tutanaklarını yakından takip edeceği öngörülüyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada, İran’daki askeri hedeflerin büyük ölçüde tamamlandığını ve sürecin kısa sürede sonuçlanacağını ifade etti. Trump, “Önümüzdeki 2-3 hafta içinde onlara çok sert bir darbe indireceğiz” şeklinde konuştu.
Fed Başkanı Jerome Powell ise Orta Doğu’daki gelişmelere karşı para politikasında bekle-gör yaklaşımının uygun olduğunu belirtti. Powell, enflasyon beklentilerinin sabit kaldığını, ancak iş gücü piyasasındaki risklerin faiz indirimlerini gerektirebileceğini, buna karşılık enflasyondaki yukarı yönlü risklerin ise faiz indirimlerini sınırlayabileceğini vurguladı.
Makroekonomik cephede, ABD’de JOLTS açık iş sayısı beklentilerin altında kalarak 6 milyon 882 bine indi. İşe alım sayısındaki 498 binlik azalış, Nisan 2020’den bu yana en düşük seviyeye işaret ederek iş gücü piyasasındaki kırılganlığın sürdüğünü gösterdi.
Buna karşın, haftanın sonunda açıklanan mart ayı tarım dışı istihdam verisi beklentileri aşarak 178 bin kişi arttı. İşsizlik oranının yüzde 4,4’ten yüzde 4,3’e gerilemesi, faiz indirimi beklentilerini sınırladı. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,32 seviyesine yükselirken, dolar endeksi yüzde 0,1 düşüşle 100 puana indi.
Değerli metallerde, dört haftalık düşüş serisinin ardından altın öncülüğünde toparlanma görüldü. Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılabileceğine dair haberler jeopolitik risk algısını azaltırken, merkez bankalarının gevşek para politikası izleyebileceği beklentileri fiyatları destekledi. Ancak Trump’ın sertleşen açıklamaları yükseliş ivmesini sınırladı.
Hafta boyunca gümüş yüzde 4,7, platin yüzde 6,9, paladyum yüzde 9,2 ve altın yüzde 4,1 oranında artış gösterdi. Baz metallerde ise enerji maliyetleri, arz güvenliği ve sanayi zincirindeki belirsizlikler öne çıktı. İran’ın tesislerine yönelik saldırıları, alüminyum arzında sıkışıklık endişesi yarattı.
Körfez Bölgesi’nin küresel alüminyum arzındaki payı, fiziki piyasadaki kaygıları artırdı. Analistler, bölgedeki herhangi bir aksamanın Batı sanayisi için daha ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Bakır, çinko ve kurşunda maliyet baskıları ve stok dinamikleri etkili oldu.
Baz metallerde bakır yüzde 4,5, çinko yüzde 5, alüminyum yüzde 5,4 ve kurşun yüzde 2,3 artış kaydederken, nikelde yüzde 0,6 düşüş yaşandı.
Enerji grubunda, Orta Doğu’daki arz kesintileri ve Hürmüz Boğazı çevresindeki taşımacılık riskleri belirleyici oldu. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, bölgede kaybedilen petrol arzının 12 milyon varili aştığını belirtti. Petrol piyasasının geleceğinin Hürmüz Boğazı’ndaki akışların normale dönmesine, altyapı hasarının artıp artmayacağına ve stratejik rezerv adımlarına bağlı olacağı ifade edildi.
Haftalık bazda Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,2 artarken, doğal gazın fiyatı yüzde 6,4 geriledi. Tarım emtialarında ise enerji maliyetleri, lojistik sorunlar ve girdi fiyatları etkili oldu. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) Gıda Fiyat Endeksi martta aylık bazda yüzde 2,4 yükselerek Eylül 2025’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.
Tahıl fiyatları yüzde 1,5 artarken, buğday fiyatlarındaki yükselişte ABD ve Avustralya’daki olumsuz ürün tahminleri etkili oldu. Bitkisel yağ fiyatları yüzde 5,1 ve şeker fiyatları yüzde 7,2 yükseldi. FAO, savaşın uzaması halinde yüksek enerji ve gübre maliyetlerinin gelecek yılın ekim kararlarını da etkileyebileceği uyarısında bulundu.
Chicago Ticaret Borsası’nda pirinç yüzde 1,3 ve soya fasulyesi yüzde 0,3 artarken, buğday yüzde 1,2 ve mısır yüzde 2,2 geriledi. Kahve tarafında yüksek çekirdek maliyetleri ve zayıf talep görünümü öne çıktı. Pamuk yüzde 2 artarken, şeker yüzde 5,1 ve kahve yüzde 1,9 düştü. Kakaonun ton başına fiyatı ise yüzde 2,7 yükselişle haftayı tamamladı.
Banka başvurularından burs ve yardım başvurularına, iş fikirlerinden ekonomiye kadar geniş kapsamlı içerikler sunan platform.
Yorum Yap