Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, IBPF 2026’da Türkiye’nin küresel üretimdeki yerini ve teknoloji yatırımlarını değerlendirdi. Yeni sanayi bölgeleri ve yüksek teknoloji hedefleri açıklandı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen 12. Inspiring Best Practices Forum (IBPF) 2026’ya katılarak Türkiye’nin sanayi ve teknoloji alanındaki başarılarını değerlendirdi. Forumda Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu da yer aldı.
Bu yılın ana teması “Value over Valuation – Değerlemenin Ötesinde Değer” olarak belirlendi. Bakan Kacır, küresel ekonominin yapısal bir dönüşüm ve çok katmanlı krizlerle karşı karşıya olduğunu belirtti. Küresel ticarette serbestleşme eğiliminin azaldığını ve yerel üretimin önem kazandığını vurguladı.
Kacır, stratejik sektörlerde kamu otoritelerinin daha aktif sanayi politikaları izlediğini ifade etti. Yapay zeka, yarı iletkenler, uzay ve kuantum gibi yenilikçi teknolojilere yön veren ülkelerin, bu alanlardaki kapasitelerini uluslararası ticaret ve diplomasi için bir kaldıraç olarak kullandığını söyledi.
Türkiye’nin bu dönüşümü erken okuduğunu belirten Bakan Kacır, Cumhurbaşkanlığı liderliğinde planlı sanayileşme hamleleri, katma değerli üretim ve AR-GE kültürünün benimsenmesiyle ülkenin küresel üretimin merkez üsleri arasına taşındığını kaydetti. Nitelikli insan kaynağına yapılan yatırımın bu başarıda kritik rol oynadığını ekledi.
Bakan Kacır, Türkiye’nin askeri insansız hava aracı üretiminde dünya lideri olduğunu, ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, çelik ve ağaç ürünlerinde ise Avrupa’da lider konumda bulunduğunu açıkladı. Ayrıca alüminyum, düz cam, seramik, plastik mamul, motorlu taşıtlar ve rüzgar türbini üretiminde Avrupa’nın önde gelen üreticileri arasında yer aldıklarını belirtti.
AR-GE teşvik mekanizmalarıyla oluşturulan inovasyon altyapısı sayesinde, 2002’de 1,2 milyar dolar olan Türkiye’nin AR-GE harcamalarının 19,9 milyar dolara yükseldiğini ifade eden Kacır, AR-GE personeli sayısının da 29 binden 310 bine aştığını söyledi. Türkiye’nin kendi insansız hava araçları, füzeleri, mühimmatı, jet motorları, uçakları, helikopterleri, uyduları, radar ve elektronik harp sistemlerini geliştiren ve üreten bir ülke haline geldiğini vurguladı.
Otomotiv sektöründe fikri ve sınai mülkiyet hakları tamamen Türkiye’ye ait olan TOGG ile küresel sahnedeki yerini aldığını belirten Kacır, elektrikli, bağlantılı, otonom ve akıllı mobilite teknolojilerini yeni bir atılım sahası olarak değerlendirdiklerini ifade etti.
Bakan Kacır, Türkiye Yüzyılı’nda ülkeyi yüksek teknolojide üst lige taşımak üzere destek enstrümanlarını güncellediklerini ve yeni programları devreye aldıklarını bildirdi. Tarihin en büyük ölçekli teşvik programı HIT-30 ile stratejik alanlarda büyük ölçekli teknoloji yatırımlarını ülkeye kazandırmak üzere önemli adımlar attıklarını açıkladı.
Mevcut 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkarılacak kapsamlı bir sanayi alanları planı hazırladıklarını belirten Kacır, bu planın ilk aşamasında Orta Anadolu Samsun-Mersin hattında, 13 ilde toplam 60 bin hektar büyüklüğünde 17 yeni mega endüstri bölgesi inşa edileceğini duyurdu. Bu bölgelerin çalışanlar için lojman, sanayi ve teknoloji kolejleri gibi sosyal imkanlara sahip olacağını, demir yolları ve limanlara bağlanacağını, döngüsel ekonomi ve yeşil üretimi esas alacağını sözlerine ekledi.
Planın sonraki aşamalarında Mersin-Şırnak, Sivas-Iğdır ve Trabzon-Şırnak hatlarında yeni yatırım alanları oluşturulacağını da açıkladı.
Türkiye’nin potansiyelinin bugünkü konumunun çok ötesinde olduğunu vurgulayan Bakan Kacır, önümüzdeki dönemde nükleer reaktörlerden kuantum teknolojilerine, yarı iletkenlerden yapay zekaya kadar pek çok alanda atılacak adımlarla ülkeyi yüksek teknolojili üretimde bir üst lige taşıyacaklarını belirtti. Fiber iletişim, 5G ve bulut bilişim altyapı yatırımları ile yerli ve milli siber güvenlik çözümleriyle Türkiye’yi güvenli dijital ekonominin önde gelen merkezi haline getireceklerini söyledi.
2030 yılına kadar Türkiye’den 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını ve Turcorn’ların toplam 100 milyar dolar değerlemeye ulaşmasını hedeflediklerini aktaran Kacır, milyar dolar değerlemeye ulaşma potansiyeline sahip girişimlerin ihtiyaçlarına yanıt veren Turcorn 100 Programı’nı hayata geçirdiklerini hatırlattı.
2007’den bu yana devreye aldıkları fon ve fonların fonu mekanizmalarıyla 5,8 milyar liralık kaynağı girişim ekosistemine yönlendirdiklerini ve bunun 130 milyar liralık bir fon hacmi oluşturduğunu belirtti. Bu program ve projelerin gerçek anlamda değer üretmesini sağlayacak en önemli unsurun insan kaynağı olduğunu vurgulayan Kacır, Türkiye’nin gerçek gücünün gençlerinde saklı olduğunu ifade etti.
Üniversitelerin yenilikçi iş fikirlerinin olgunlaşması, hayata geçirilmesi ve girişimcilik ruhuna sahip bireyler yetiştirilmesi için uygun zemin oluşturmasının büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.
Banka başvurularından burs ve yardım başvurularına, iş fikirlerinden ekonomiye kadar geniş kapsamlı içerikler sunan platform.