Türkiye’nin yenilenebilir hibrit enerji kapasitesi 5 bin MW’ı aştı. Enerji yetkilisi Yılmaz, yatırımların hızla devreye alınmasını beklediklerini ve akaryakıt kalitesini en üst seviyede tutmayı hedeflediklerini belirtti.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yetkilisi Mustafa Yılmaz, Türkiye’nin yenilenebilir hibrit enerji kapasitesinin 5 bin megavatı aştığını duyurdu. Antalya’da düzenlenen ‘Enerji Piyasalarında Regülasyon ve Rekabet Zirvesi’nde konuşan Yılmaz, hibrit yatırımlarının izin süreçlerinde aksama yaşanmaması halinde 2-3 yıl içinde devreye alınmasını beklediklerini belirtti.
Hibrit yatırımları, mevcut santrallerin izinlerinin alınmış olması nedeniyle sıfırdan lisanslı projelere göre daha hızlı hayata geçirilebiliyor. Bu durum, yatırım süreçlerini önemli ölçüde kolaylaştırıyor.
Yılmaz’ın verdiği bilgilere göre, bugüne kadar güneş enerjisine dayalı toplam 5 bin 183 megavat hibrit kurulu güç tahsis edildi. Bu kapasitenin 1788 megavatlık kısmı halihazırda işletmeye alınmış durumda.
Ayrıca, hidroelektrik, jeotermal ve biyokütle-biyogaz santrallerine yönelik 1500 megavatlık yeni hibrit kapasite için başvuru süreci başlatıldı. Bu yeni kapasite tahsisleri, toplam hibrit kurulu gücü 5 bin megavatın üzerine taşıdı ve yaklaşık 4 milyar dolarlık bir yatırıma karşılık geliyor.
İşletmeye alınan hibrit kapasitenin detayları da paylaşıldı. Bu kapasitenin 1182 megavatı rüzgar, 237 megavatı hidrolik, 221 megavatı termik, 119 megavatı biyokütle ve 26 megavatı jeotermal kaynaklara dayalı tesislerden oluşuyor. Hibrit güneş santrallerinin yardımcı kaynak dağılımında ise 2 bin 598 megavat rüzgar, 1059 megavat termik, 905 megavat hidrolik, 470 megavat biyokütle ve 150 megavat jeotermal santraller öne çıkıyor.
Hibrit sistemler, farklı enerji kaynaklarını bir araya getirerek santral verimliliğini yüzde 50’ye kadar artırabiliyor. Rüzgar, güneş, jeotermal ve biyogaz gibi kaynakların kombinasyonu, hem üretim hem de tüketim açısından güneş enerjisinden maksimum düzeyde faydalanmayı sağlıyor.
Mustafa Yılmaz, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) olarak akaryakıt piyasasında kaliteyi en üst seviyede tutmayı ve sürdürülebilir kılmayı temel hedef olarak belirlediklerini ifade etti. Bu doğrultuda çağdaş teknolojiler kullanılarak tesisler, lisanslı istasyonlar ve rafineriler sürekli denetleniyor.
Yaklaşık 500 farklı denetim kriteriyle kalite standardı korunmaya çalışılıyor. Denetim süreçlerinde anlık takip sistemleri ve güçlü otomasyon altyapısı kullanılarak akaryakıt ürünlerinin kalitesi ve istasyonlardaki yakıt miktarı anlık olarak izleniyor. Bu sayede tedarik sürekliliği de güvence altına alınıyor. Türkiye’de ve Avrupa’da en kaliteli akaryakıtın kullanıldığı vurgulandı.
Teknolojik gelişmelere uyum sağlama hedefiyle Milli Akıllı Sayaç Sistemi geliştirildi. Bu alana yatırım yapan şirketlere zorunluluk ve teşvik mekanizmaları getirildi. Amaç, Türkiye’de bu teknolojinin markalaşmasını sağlamak ve uluslararası rekabet gücünü artırmak.
Yerli teknolojilerin geliştirilmesini teşvik etmek amacıyla, aynı ihtiyaca cevap veren ürünleri yerli olarak üreten yatırımcılara yüzde 5 ek avantaj sağlanıyor. Bu adımlarla Türkiye’nin bu alanda önemli bir üretim merkezi olması hedefleniyor.
Banka başvurularından burs ve yardım başvurularına, iş fikirlerinden ekonomiye kadar geniş kapsamlı içerikler sunan platform.
Yorum Yap