İstanbul'da Kentsel Dönüşüm Uzmanı Dr. Nihat Şen Açıklamalarda Bulundu

İstanbul'da artan nüfus yoğunluğu ve deprem riski ile ilgili Kentsel Dönüşüm Uzmanı Dr. Nihat Şen'in görüşleri.

HABER7 / ÖZEL

İstanbul’un artan nüfus yoğunluğu ile İstanbul’u bekleyen deprem riski ‘barınma’ problemini de beraberinde getiriyor. İl genelinde bulunan 4,5 milyona yakın konutun 1,5 milyonu acil dönüştürülmesi gereken riskli yapılar olarak belirtildi. Beklenen Marmara Depremi’nin yaklaşması ile kentsel dönüşüm çalışmaları da vatandaşın ve yönetimlerin oldukça gündeminde. İstanbul’da konuya ilişkin süreci Kentsel Dönüşüm Uzmanı Mimar Dr. Nihat Şen, Haber7’ye anlattı. Mimar Dr. Nihat Şen Haber7’ye yaptığı açıklamalarda İstanbul’un önemine değinerek, son beş yıllık dönemde riskli binaların dönüşümünün yapılabileceğini ancak yetersiz kaldığını açıkladı.

“BİR BUÇUK MİLYON KONUTUN ACİL YENİLENMESİ GEREK”

İstanbul’un bir finans şehri olduğunu vurgulayan Kentsel Dönüşüm Uzmanı Mimar Dr. Nihat Şen, Türkiye ekonomisinin yüzde ellisinin İstanbul’dan sağlandığını ifade etti. Bununla birlikte İstanbul’da artan nüfus yoğunluğunun barınma problemine yol açtığını, şu an da İstanbul’da 6 milyon konutun olduğunu söyleyen Dr. Nihat Şen, mevcut yapı stokunun güvenli olmadığını, bir buçuk milyon konutun İstanbul’da acilen yenilenmesi gerektiğini açıkladı.

Kentsel Dönüşüm Uzmanı Mimar Dr. Nihat Şen öncelikli bölgelerin, “Marmara Denizi'ne kıyısı bulunan ilçeler öncelikli olarak depremden etkilenecek yerler. Avcılar, Çekmece, Bakırköy, Bahçelievler, Eminönü, Beşiktaş, Üsküdar, Kadıköy, Maltepe, Kartal, Tuzla ve Gebze'ye kadar olan bölüm. Bu ilçelerin yanında gecekondulaşmanın yoğun olduğu yerler riskli. Zemin yapısı olarak sıvılaşmanın müsait olduğu yerlerde riskli.” dedi.

Murat Kurum İstanbul için 10 temel hedefini açıkladıMurat Kurum İstanbul için 10 temel hedefini açıkladı

 

“VATANDAŞ BİLE BİLE LADES DİYOR”   

Vatandaşın kentsel dönüşüme bakış açısını değerlendiren Kentsel Dönüşüm Uzmanı Mimar Dr. Nihat Şen, “Vatandaşımızın bu sürece dâhil olmamasının en büyük sebeplerinden biri bu işin ekonomisi. Kentsel dönüşümün ekonomisi halledilmediği sürece vatandaşı bu sürece dâhil etmemiz mümkün değil. Çünkü vatandaş bile bile lades diyor ve o riskli binalarda oturmaya devam ediyor. Gidecek yerim yok, ekonomim iyi değil ve karşılayamam diyerek oturmaya devam ediyor. Ancak deprem her an olabilir. Çok geniş ve mali yükü yüksek bir dönüşümden bahsediyoruz. Sadece bunu bir bakanlığın, bir başkanlığın sorumluluğuna bırakmak da yanlış olacak. Paydaşların bir araya gelip ortak akıl ile çözmesi gerekir.” ifadelerini kullandı.