Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda ambalajlarındaki yanıltıcı görsellere ve çocukları hedef alan tasarımlara sınırlama getirdi. Gıda mühendisi Ece Birinci, düzenlemenin önemini ve alınması gereken ek önlemleri değerlendirdi.
Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda ürünlerinin ambalajlarında kullanılan yanıltıcı görseller ve çocuk gelişimini olumsuz etkileyebilecek tasarımlara yönelik yeni düzenlemelerle aldatıcı ürünlerin cazibesini azaltmayı hedefliyor. Bu düzenleme, özellikle çocukları hedef alan zararlı ürünlerin ambalajlarında yer alan meyve işaretleri, görseller ve figürlerin kullanımını sınırlıyor.
Gıda mühendisi Ece Birinci, yeni düzenlemenin üreticilere getirdiği zorunlulukları, tüketiciler üzerindeki etkilerini ve sağlıklı gıdaya erişim konusunda atılabilecek adımları değerlendirdi. Birinci, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın tağşiş listeleri ve diğer yaptırımlarla halk sağlığını koruma yönünde önemli adımlar attığını belirtti.
Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği Kılavuzu’nda yapılan kapsamlı revizyonla, gıdalarda sıkça rastlanan paket-içerik uyumsuzluğu ve ambalaj aldatmacalarının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Birinci, üreticilerin ürünlerini daha çekici hale getirmek için kullandığı canlı renkler, meyve görselleri veya figürlerin yanıltıcı olabildiğini, hatta bazı ürünlerde belirtilen meyvelerin hiç bulunmadığını ve kansere yol açabilecek aroma vericilerin kullanıldığını ifade etti.
Yeni düzenlemenin bu tür uygulamaları engellediğini vurgulayan Birinci, bu adımın halk sağlığının korunması açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Birinci, “Bakanlığımızın attığı adımlar, sağlıklı gıdaya erişim adına çok güzel değişimlerden biri. Etikette ‘mış gibi yapma’ sezonunu bitirmiş oldular bu düzenlemeyle.” değerlendirmesini yaptı.
Birinci, düzenlemenin halk sağlığını korumada yararlı olduğunu ancak bazı üreticilerin yasakları delerek daha fazla kazanç elde etmeye çalıştığını ve vatandaşın sağlığını tehdit ettiğini belirtti. Usulsüzlüklere kesilen cezaların artırılması gerektiğini savunan Birinci, özellikle tağşiş listesine giren firmalara yönelik yaptırımların güçlendirilmesini talep etti. Birinci, “Eğer sen üçüncü kez mi aynı şeyi yaptın? Men edilmeli bence ticaretten çünkü burada oynadıkları şey insan sağlığı. Geri dönüşü olmayan bir şey.” şeklinde konuştu.
Tağşiş yapan firmaların yanı sıra, içeriğini farklı tanıtarak kimyasallarla dengeyi bozan abur cuburlar, kremalar ve sahte pekmezler gibi ürünlere de standart getirilmesi gerektiğini ekledi.
Birinci, Türkiye’deki ürünlere düşük oranlarda aroma konulurken, aynı ürünlerin yurt dışında daha yüksek oranlarda doğal aroma ile satılmasının gıdada ayrımcılık ve çifte standart olduğunu dile getirdi. Bu durumun, firmaların menşei ülkesindeki vatandaşların sağlığını tehlikeye attığını belirtti.
Etiket okuma bilincinin önemine değinen Birinci, okullarda gıda etiketi okuma derslerinin verilmesinin bu konuda farkındalığı artıracağını söyledi. Vatandaşların da tağşiş listelerini takip ederek ve bilinçli tercihler yaparak sağlıklı gıdaya erişimde sorumluluk alması gerektiğini vurguladı. Boykot yönteminin de firmaları cezalandırmada etkili bir araç olabileceğini sözlerine ekledi.
Banka başvurularından burs ve yardım başvurularına, iş fikirlerinden ekonomiye kadar geniş kapsamlı içerikler sunan platform.
Yorum Yap