Haberler

Döviz Bazında Depozito Alan Ev Sahipleri Yandı! Yargıtay, Kararını Verdi; Kiracıların Bir Sorunu Daha Ortadan Kalktı!

Ev sahibi ile kiracıların arasındaki davalara her geçen gün bir yenisi eklenmeye başlamışken, bu davaların bazıları da emsal niteliği taşımaya başladı. Özellikle geçtiğimiz gün sonuçlanan bir dava, depozitosunu alamayan pek çok kiracı için dayanak olacak gibi. Davaya göre, bin Euro depozito veren kiracı ile kiracıya depozitosunu geri ödemek istemeyen ev sahibi mahkemelik oldu.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’ne kadar taşınan davada, ilk mahkeme ev sahibini haklı bulup, kısmen davayı kabul ederken; Adalet Bakanlığı, devreye girdi. Kararın usule aykırı bir şekilde verilmiş olduğuna dikkat çeken Adalet Bakanlığı, kamu yararına yeniden yargılama istedi. Bunun için davayı yeniden ele alan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kiracıyı haklı bularak, emsal niteliğinde bir karara imza attı.

DÖVİZ BAZLI DEPOZİTOLAR EV SAHİPLERİNİ ZORLAMAYA BAŞLADI

Bilindiği üzere, birçok ev sahibi TL’nin değer kaybedeceği endişesi ile son zamanlarda döviz bazlı depozito talep ediyordu. Bu kapsamda tahliye esnasında depozitoları geri ödemeye yanaşmayan ev sahipleri, kur artışı nedeniyle depozitoları ödememek için bin bir türlü yol aramaya başlamıştı. Bu yollardan birine başvuran ev sahiplerine kötü haber mahkemeden geldi.

Dairesi için bin Euro depozito alan ev sahibi, tahliye sonrası kiracısına depozito ödemeyi reddetti. Kiracı icra takibi başlatırken, ev sahibi ise haksız olduğunu iddia ederek icra takibine reddetmek için mahkemenin yolunu tuttu. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne taşınan konu, Yargıtay’a kadar uzadı.

SULH HUKUK MAHKEMESİ, EV SAHİBİNİ HAKLI BULDU

Davacının kira süresi sona ermeden sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmesini gerekçe gösteren Sulh Hukuk Mahkemesi, bu süre zarfında kira geliri sağlanabileceğini belirterek, icra takibinin reddine karar verdi. Ancak, Sulh Hukuk Mahkemesi, davanın kısmen kabul edilmesine emretti.

Sulh Hukuk Mahkemesi’nin kararına göre, “2 bin 480 lira asıl alacak yönünden takibin devamına, karşı davanın kısmen kabulü ile 6 bin lira erken tahliye tazminatının 10/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine, birleşen davanın reddine” şeklinde bir karara imza attı. Ardından devreye Adalet Bakanlığı girdi.

ADALET BAKANLIĞI, KARARIN BOZULMASINI TALEP ETTİ

Sulh Hukuk Mahkemesi’nin verdiği kararda TL cinsinden hükümler bulunması nedeniyle karar sonrası devreye Adalet Bakanlığı girdi. Kararın kamu yararı için bozulmasını talep eden Adalet Bakanlığı, bin Euro olarak ödenen depozitonun yine bin Euro olarak geri alınmasının adil olacağına işaret etti.

Talep Euro iken Sulh Hukuk Mahkemesi’nin TL’ye hükmettiğini gerekçe gösteren Adalet Bakanlığı, hükmolunan 2 bin 480 liraya ne şekilde ulaşıldığına gerekçe gösterilmemesinin de altını çizgi. Bu kapsamda usul ve yasaya aykırı karar gerekçesiyle hükmün bozulmasını talep eden Adalet Bakanlığı’nın talebi sonrası devreye Yargıtay girdi. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin baktığı davadan emsal niteliğinde bir karar geldi.

YARGITAY KARARINI BİLDİRDİ

Emsal niteliği taşıyacak olan dava kapsamında Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin aldığı karar da paylaşıldı. Bu kapsamda karar metninde; “Davacının, alacağını Euro cinsinden icra takibine konu ettiği, sadece harca esas değerin belirlenmesi için icra dosyasına takip tarihindeki karşılığını 4 bin 680 TL olarak belirttiği görülmektedir. Buna göre, davacının Döviz cinsinden olan alacağının fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden ödenmesini istediği gözetilerek hüküm tesisi yoluna gidilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile Türk Lirası olarak belirlenen alacak miktarı üzerinden takibin devamına karar verilmesi suretiyle hüküm tesisi yoluna gidilmesi usul ve kanuna aykırıdır” ifadelerini kullanan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, şu esaslara değinerek, oy birliğiyle karar aldı:

“Mahkemece, itirazın 2 bin 480 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiş ise de hükmedilen bu sonuca nasıl varıldığı konusunda herhangi bir açıklama yapılmayarak 6100 sayılı HMK’nın 297 maddesine aykırı hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırı olup, Adalet Bakanlığının yerinde görülen kanun yararına temyiz talebinin kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle Adalet Bakanlığının yerinde görülen kanun yararına temyiz talebinin kabulüne oy birliği ile karar verildi.”

Ali Servi

Merhaba,Makale ile ilgili düşüncelerinizi yorum yaparak veya [email protected] mail adresimize mail ileterek bilgi sağlayabilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu